Geçtiğimiz hafta annemlerdeyken bi akrabamız uğradı ve bu örnekleri gösterdi. Bende iznini alıp resimledim. Kayrola takımı için yapılmış, yapanın ellerine sağlık...
Örnekler ( özelliklede ilki ) havlu kenarı olarakta yapılabilinir.
Not: Geçen sene muhteşem bi hediye alınca, sevgililer gününü kutlamak artık beni korkutuyor, yine dehşete düşer şok olurum diye :) Şaka bi yana ben sevginin tek güne sığdırılamayağını savunup, yinede sembolik olarak kabul buyurup ( ortama ayak uydurmak için ) tüm sevenlerin gününü ( eşcaaazım seninde tabi ) kutluyorum... Geçen sene eşimin bana aldığı sevgililer günü hediyesini merak edenler, tıklayın...
Yıldız ile tanışalı çok zaman olmadı. Hamarat arkadaşımız bana bi kaç örnek yollamış yayımlamam için. Seve seve dedim. Ben yayınlayana kadar ona bir blog bile açtık.Bloga buradan girin...
Yıldız sana başarılar diliyrom, yolun açık olsun :)
İsmek sergisinden irice bi kurdele nakışı demeti yaptım blog takipçilerime. Ne bitmez resimlermiş be! Ben bile şaşkın haldeyim. Artık iri iri demetler halinde bunları bitirmeliyim. Yoksa yeni bişeyler üretebilmem için beni dürtükleyen bişey kalmayacak uzunca bi süre...
6
Teknikleri hakkında sormak istedikleriniz olursa bildiklerimi paylaşmak için hazır olacağım :)
Ünü - Şanı Beşiktaşı hatta İstanbul'u aşan bi lokanta. Aslında o bi esnaf lokantası. Onlar için ün - şan önemli değil. Maksat muhabbet, maksat müşteri memnuniyeti. Hem samimi hem sıcak hem o artık yeni yerinde. Uygun fiyata leziz yemek yemek isteyenlerin tercihli yeri...
Benimde her akşam uğradığım babamın yeriymiş gibi para ödemeden dışarda yemek yediğim tek yer :) Havva seni duyar gibiyim "tabi ödemen, babanın yeri ya". Havva bu reklam karşılığında anlaşailiriz değilmi? :)
İŞTE TÜRKİYE'NİN EN ÇOK KONUŞULAN ESNAF LOKANTASI!
Burası Türkiye'nin belki de en çok konuşulan esnaf lokantası.
Burası ünlü gurmelerin en çok yazdıkları esnaf lokantası.
Burası ünlü ünsüz herkesin bir kez mutlaka uğradığı ya da uğramak istediği esnaf lokantası.
Beşiktaş'ta bulunan Bolu Et Lokantası'nın ünü artık Beşiktaş'ı da İstanbul'u da aştı.
Gurmeler ucuz ve kaliteli bir esnaf lokantasından söz etmek isterlerse önce Bolu Et Lokantası'nı yazıyorlar.
Beşiktaş'ta yaşayanlar iyi bir ev yemeği yemek isterlerse buraya geliyorlar.
Eksisozluk'te yazılanlara göre; Bolu Et Lokantası "az" istesiniz de hiç bir yemeği "az" gelmeyen, musakkası çok lezzetli olan bir lokanta.
Beşiktaş'ta çalışanlar, yaşayanlar akşam yemeğinde Nişantaşı'na gittikleri ve paraları bittiği için öğle yemeklerinde gizlice buraya kaçıyorlar.
Masasında bulunan suyu, bir sepete doldurulmuş ekmeği ve bahşiş istemeyen garsonlarıyla burası esnaf lokantası çizgilerinden hiç çıkmıyor.
Ama hemen yanı başındaki Bahçeşehir Üniversitesi'nin havalı ve tiki kızları da "her gün brokoli ve rizotto yemekten bunalınca" hemen buraya kaçıyor.
Bolu Et Lokantası bir şehir efsanesi olarak dilden dile dolaşıyor.
Elde ettiği üne rağmen Esnaf lokantası çizgilerinden sapmayarak da kendince piyasa kurallarına meydan okuyor..
İşte bu Zeynep, biz ona kısaca Ali diyoruz. Onu görenlerin 'erkekmi?' diye sormalarıda ona bu kısa ismi takmamıza sebeptir. Ama o bi kııız...
Gelegeği hakkında bi yorum yapma hissiyatı oluştu bende, demeden geçemem sanırım azıcık yaramaz olacak, tabiri caizse çakal ! diyebiliriz...
Bu şekerFare de ( zaten tanımışınızdır ) Esma. Zeyneb'in aksine daha hanım hanımcık ve her koşulda saçından tacını düşürmeyen süslü kokoş şey... Ama o artık abla kızkardeşini çook seviyor...
Neredeyse 1 ay oldu blogumla ilgilenemeyeli. Hem işyerindeki eleman eksikliği ( boşluğu bizzat kendim doldurdum ) hem tontoşlarımın gelişi bayramdı seyrandı derken doğru düzgün blog arkadaşlarımı bile gezemedim. ama toparlanacağım inşallah. Bayram ve yılbaşı için kutmama mesajı- yorumu- e postası atan herkese bende teşekkürlerimi ileteyim nice bayram ve yeni güzel yıllara :)
Bizi de çok sevindirdiler. Hep aralık 18 yeğenlerim Esmam ve Zeynom ( ve tabi anneleri ve benim kızkardeşim Esram'da ) Australya'dan gelecek diye heyecanlanıp gün sayıyoduk taaakiii perşembe gecesi saat 02:30 cıvarı telefon çalana kadar. Esmam ve Zeynemun babası musta fa arar "abla, kalk ve hava alanına gidip kızlarımı al" Allahım inanamıyom "gerçekmi diyosun" diyorum "evet" diyo. Biraz şakacıdır eniştemiz ilk başta inanmadım en sonunda adamı yemin ettirdim. Saat beşte gelecekler dedi. Uyumak mümkünmü biraz debelendim yok olmuyo ben kalkiim en iyisi dedim. Kaltım heyecandan karnım acıktı bi güzel karnımı doyurdum, tv seyrettim neyseki saati 4 ettim hadi buçukta olsun, ne mümkün saat buçuk olana kadar sanki 3 saat geçti. Sonunda hava alanına gittik. Acaaip bi karşılama oldu. Annem sınırları geçip kızına değilde torunlarına uçtu. Zeynom küçük ağladı tabi. Ama esmam bizi tanıdı.
Tam bi aile olduk sonunda ( biz kardeşler beşi bi yerde, anne baba ve torunlar ) koccaman bi resmimizi çekeceğim genişleyen ailemizin ...
Cuma gününden beri işe nasıl geliyorum bana sorun. Erken kapatıp soluğu onların yanında alıyorum. Bu günde öyle olacak :) Valla zarar edecez :)))
Sizleri fazla merakta bırakmamak için, taze çıkmış 3. parçayı ütüleyip resimledim. Bir parçası dantel biri beyaz iş olacak olan bu örtü fiskos niyeti ile başlanmıştı. Artık masa üzeri için olacak. 2003 yılında başladığım bu 3 . parça maşallah 2007 sonunda bitti. 2012 de toplam bitiş tarihi olur heralde :) ben 4 parça beyaz iş yeter sandım ama sanırım 5 parça olacak. Olsun çoğu gitti azı kaldı değilmi?
Umarım kendisine niyet başladığım kardeşimin gelişine kadar bi parça daha yapabilirim. ( 18 aralık 2007 de gelecek ) gidişine kadarda diğeri. İşte bitiii. Ama lafla tpeynir gemisi yürümüyoor, iş lazım işş.
Hadi bana Allah yardım etsin :( bana güç verecek yorumlarınızı esirgemeyin nooolur. Hem bitsin reimli ( yada video ) beyaz iş nasıl yapılır gösterecem :)
Yine ismek sergi, bu sefer bolamalar farklı taknikte. İpek boyama, ,iç denemedim nasıl yapılır hiç görmedim. Bilen arkadaşlardan ricamız teknik hakkındabiraz bilgi vermeleridir. Verilen bilgi de bu possta yayımlanacaktır.
İğne oyası ustası halam Nadire sultan açık kalp ameliyatı ( baypas ) geçirdi. Aslında 10 günü geçti, bir haftada çıkacaktı ama sanırım hem kilolu hemde şeker hastası olunca durum zorlaştı. Halacım sen o yatağa pek yakışmıyosun elini çabuk tut, seni bekliyoruz :)
Halacım, yemek yemelisin unutma, yemezsen iyileşemezsiiiin...
Ne karıştırıyorum gene? Yok walla bu sefer masumca bişey. Geçmişi tazeleyip nakış yapmaya başladım son zamanlarda. Yeni başladığım bi iş değil, kızkardeşim Esra evlenirken ona çeyiz niyetine başlanmış ancak bitirilememiş bi örtü. Ama nasıl bitsin çok ağır bi örnek. Neyse geçen sene dedimki bari bitireyimde Esma kızına çeyiz olsun dedim, yine bitmedi hatta Zeynep doğdu. Bu seferde bari zeynebimin olsun diyorum ama en iyisi KISMET demek galiba :)
Eğer günün birinde biterse bitmişini göreceksiniz, ama yok biz bitmedende görelim derseniz o zamaan parça da gösterebilirim. Bu örnek beyaz iş ve sarma tekniği ile parça parça yapılıp dantelle birleştirilecek, Allah naasip kısmet ederse :) Esraa bana kızmaaa ( esra aralıkta avusturalyadan gelecek tahmini 2-3 ay kalacak o gelene kadar bitirmem gerek yada o tekrar dönene kadar bana dua edin )
Not : Bu arada Fotoğraflar bölümü beykozdan mahsuller ile güncelleniyor, güncellendi bile ...
Kumaş boyamaya acaip bir merakım var ( herşeye olduğu gibi ) Benimde ( daha öncededen hatırlayacaksınız ) bi denemem var bu dalla ilgili, hatta bi değil iki. Biri tamamı ile bana ait TıKLa. Diğeri yardımlarımla Esin'in yaptığı deneme TıKLa.
Bunlarda İsmek 2006 Kadıköy sergisinden, bunları gördükten sonra bende kende kendime şöyle dedim ' sende boyamamı yapıyosun? ' Bittim bittim. Geçen sene kursuna yazıldım ama maalesef gidemedim ( çalıştığım için oluyo bunlar ) Hasılı bende evde denemeler yapayım dedim. Bu resimlere baka baka yapabilirim belki dedim. Ama henüz denemedim. İnşallah bi gün onuda denerim. Ay şemsi paşa pasajı gibi oldu :)
Benim gibi evde deneme yapmak isteyenlere ya da örnek arayanlara bi fikir olur...
Artık nettenmidir benim bilgisayardanmıdır bilemem kaç gündür güncelleyemiyorum. Yada şu sıra biraz üst üste güncelledim kendi kendimi nazar ettim galiba ondan da olabilir. Hasılı sonunda oldu. Resimler bir yandan inerken bende yazımı oluşturayım, bu gün çok işim var çoook. Yine kurdele işi, sevenler ve örnek arayanlar yaşadı :) İsmek sergisi kadıköy ( allahım inşallah yanlış hatırlamıyorumdur ) 2006 ama onu iyi biliyorum ( o kadar emin olmaaaa ) ama ismek bundan eminim :)
Yani resmen bittim bu örneğe. Nasıl muntazam yapılmış, renkler olağan üstü yakışmış. Tek kelime ile süper. Yapan arkadaşa ellerine sağlık dileklerimi iletmek istiyorum ve kendisine başarılar diliyorum...
Bu güzel işlemeleri yapan arkadaşlara bir kez daha başarılar diliyorum. İyikide gittim gördüm. Nakışı çok seven, daha doğrusu el işini çok seven biri olarak büyük zevk aldım sergileri gezerken. Şu anda aynı duyguları yaşıyorum ben, umarım sizede biraz olsun sergi havası verebilmişizdir...
İsmekin 2007 deki sergilerinede gittim. İlerde onlardanda gelecek fotoğraflar.
Yine İsmek 2006 sergisi. Bu sefer Kadıköy sanırım. O kadar zaman oldu ki unuttum, kusuruma bakmayın yayımladığım cicilere bakın :) sorsan espri yaptım :( !!!
Kursların yeni başladığı şu sıralarda bu ciciler, belki kursa gidenlere yada benim gibi -çalıştığı için- kursa gidemeyip evde denemeye kalkışanlara bir fikir olur düşüncesi ile paylaşayım istedim...
Brezilya Nakışını denemeye kalktım evet, gülmek için yayımlasam olurdu ama çok utandım söktüm :) ama olacak, bi gün o da olacak...
İyi güzel deee o ortadan sarkan püskülü nasıl farkedememişim yaa, gitti caanım fotoğraf...
'Nazlı yengee noolur yardım et bizde site açalııım' ve benzeri yakarışlardan sonra beraber giriştik bu işe. 'Tamam' dedim ve kayıt işlemlerini yaptık beraber. Ha! Tanıştırmadım, eşimin tontiş yeğenlerinden 4 tanesi bunlar, kardeş gibi büyümüş ama iki-iki kuzenler. İkisi bir blogu, ikisi de diğer blogu yapmak istediler. Önce kim kiminle blog hazırlayacak onu seçtik. Şimdi en ayrıntılı şekilde şöyle yazabiliriz ; Ayşe Sena ( büyük kardeş 7. sınıf okuyor ) ve Fatma Zehra ( küçük kardeş 5. sınıfta ) birde Hatice Kübra var ama o blog hazırlayamayacak kadar küçük ( en küçük kardeş -blogla ilgisi yok ama geçemedim anmadan-). Şimdi diğer kardeşlere geçelim, Ayşenur ( büyük kardeş 6. sınıf okuyor ) Zeynep Betül ( küçük kardeş 5. sınıfta ). Kardeşlerle tanışıp anladıktan sonra asıl karışık mevzuya gelelim. Kaç kere dedim 'kardeş kardeş hazırlayın kafam karışıyo' yok illa 'biz böyle istiyoz' dediler. Ayşe Sena kuzeni Zeynep Betül'le ortak oldu. Ayşenur da kuzeni Fatma Zehra ile ortak oldu. Özetlersek İki büyükler iki küçük kuzenleri ile ortak oldular. Ayy yine kafam çorba oldu. Doğru yazdım dimii? Doğru doğru.
Üstteki Ayşenur ve Fatma Zehra'nın Paylaşımlarımız adlı blogu...
Bu üsttekide Ayşe Sena ve Zeynep Betül'ün İkisi Bir Arada adlı blogu...
Okullar başladı dersleri yoğun pek güncelleyemiyorlar ama yorumlarınız onları belki hareketlendirir ha! ne dersiniz...
İçine kapanık biri değilimdir ama böyle kapalı ve yağmurlu havaları severim. Yani arada bir iyi geliyor bana, yeterki sıcak olmasın...
Hazır soğuklar gelmişken bi örgü işi ekleyeyim dedim. Örgüden pek anlayamıyorum ama lif yapmayı öğrendiysem onuda öğrenirim diye düşünüyorum...
Lif yapımını öğrenmemde emeği geçen Gönül teyzeme çok teşekkür ederim ki öğrenemeseydim fena olacaktı... Ayrıca Münevce ablamın Örnekler Ve Anlatımlar adlı blogunda da çok faydalandım, O'na da teşekkürlerimi arz ederim...
Nasılda özlemişim blogumuuu, internetiimiii ve msn mi... Şükürler olsun bizi kavuşturana. Tatilde ne mi yaptım ? Tamı tamına, kelimesi kelimesine tembellik :)
Yani bööle hastaymışım gibi elimi kaldırmayı canım istemedi. Helede ramazan başlayınca tüm elden ayaktan çıktım ben. 'Kalk' diyom kendime ama kendi kendime sözümü geçiremiyom. 'Tamam kalk sevdiğin bişey yap' 'yok kalsın almiiim' deyip yatıveriyorum geri. Tembellik etmekten son derce sıkılmıştım, ne zaman gelecek bu hammadde diyerek eşimi sıkıştırıyodum. Zavallı o da ' yaa sana nooldu? Sen değilmiydin Allahaşkına kovun beni diyen nooldu hastamısın( bu hastamısın deyişi öyle hal hatır için değil, kafadan hastamısın diye soruyo )'... Adam haklı iş yerine gitsem 'bıktım yaa tatile ihtiyacım var çıkartın beni' diyordum, çıktım gene olmadı. ( çıktım derken hammadde olmadığından tüm atolye kapalıydı, kovulmadım yani ) ... Hani derler ya herşeyin fazlası zarar bana tatil dokundu sanırım :) Sonunda iş başı yaptım geçtiğimiz pazartesi. Gelir gelmez bilgisayarı kurdum ( eve götürüştümde temizlemeye ) aa oda ne internet yok! Yaaa olamaaaaaz! dedim ama olmuştu bile. Biyerde iyide oldu bende bu arada yazıhanecaazımı temizledim ( ben yokken eşim arada uğramış o arada uğraması bile yetmiş maşallah ) bilgisayarımı kurduum, elemanları toparlamak için çırpındım ( fayda vermedi hala uğraşıyom ) bugünde adsl deki sorunu hallettim sabahtan beri de netteyim ( pes yani gerçektenmii? - hee wallaaa ) Ama napiim 1 aydır hasretiz.
Neyse artık döndüm ve Allah bi zeval vermedikçe uzuuunca bi zaman daha buralardayım.
Bitirmeden şunuda belirteyim elim o kadarda boş sayılmaz :). Tatilde en fazla gidebildiğim uzak yer Beykoz oldu. Annemle baharın beraber ektiğimiz mahsulleri topladık. Tatilden öncede fındık toplamaya gitmiştim resimleri var, hepsini FOTOĞRAFLAR bölümünde yayımlayacağım en kısa zamanda :)
Uzun zamandır güncelleyemediğim için sitemi takip edenlerden özür diliyorum. İş yerimizi tatil nedeni ile bi süre kapattık. Açılana kadar netten uzak kalıcağım. Arada gittiğim misafirliklerden bazı siteleri ziyaret ediyorum. Güncelleme bu güne nasipmiş. Daha önceden hazırladığım resimleri şimdi yayınlıyorum. Yakında nete kavuşacağım, beni bekleyin anacıım :))
Yukarıdaki örnek Fikirtepe ismek mefruşat eğitmeni Arzu Şimşek'e aittir. Başarılarınızın devamını dilerim...
Yukarıdaki örnek Fikirtepe ismek mefruşat eğitmeni Arzu Şimşek'e aittir. Başarılarınızın devamını dilerim...
Resimler Kadıköy ismek sergisinden. Başka yerlerdende olabilir, artık iyice karıştı biraz unutmuş olabilirim. Ama şundan eminimki İSMEK sergisinden çekilmiştir.