BU SEVİMLİ NOTLUKLAR ÇOK YAKINDA TARAFIMDAN SATIŞTA OLACAKLAR. EMEKSENSİNDEN YADA BURADAN ALMAK İSTEYENLER ŞİMDİDEN TALEP ETSİNLER. ADET FİYATI İSE 20 TL. TALEPLER YETERLİ MİKTARA ULAŞTIĞINDA ( 10 adet ancak kurtarıyor, benim hiçbir kâr talebim yok, sırf bu cicilere ulaşalım bende alıcamm ) AUSTRALIA'DAN GETİRTECEĞİM, BURADA BULAMADIĞIMIZ CAPCANLI KUMAŞLARLA SEVİMLİ NOTLUKLARIMIZ OLSUN...
Yinede indirimli olarak çok miktarda almak isteyenler BURAYA,
yeni çeşitlerini takip etmek yada tektek almak isteyenler BURADAN,
Yada benimle irtibata geçerek ( facebook ) "10 ADET NOTLUK KAMPANYASI" katılabilirler.
Katagorilerden Fotoğraflar bölümü, Australia Macerası -4- ile, Mutfak bölümü ise http://rengarenkdantel-yemekdeneme.blogspot.com/2011/02/patlicanotti.html tarifi ile güncellendiiii...
Haftada bir cumartesi günleri KON TV de yayınlanan NAZAR BONCUĞU adlı programı yaklaşık 1 senedir takip etmeye çalışıyorum ( çalışıyorum dedim çünki çalıştığım için gece tekrarını takip ediyorum benim için bi hayli zor oluyor ). Oradan bi çok şey öğrendim -henüz uygulamasamda-...
Bu güne kadar hep bahsedeceğim ama bi türlü sıra gelmedi. Gece seyrettiğimden çok zorlanıyordum ama kaçırmakta istemiyordum, bu yüzden bi araştırma yapıpıp acaba bu programın bir web sitesi varmıdır şöööyle video arşivi kocccaman olan ama yoktu. Belki birgün olur düşüncesi ile ara ara bu araştırmayı yapıyordum ki program sunucusu MUKADDER ÇAVDAROĞLU hanımın facebook sayfasına rasladım. Hemen kendisine programla ilgili isteklerimi bıraktım başlıca isteğim deminde bahsettiğim gibi bir web sitesi idi ikinci isteğimse bu mükemmel paylaşımlar için ayrılan sürenin yeterli olmadığını düşünerek programın saatinin uzatılması idi...
Şunuda belirtmeden geçemeyeceğim, programa katılan hocaların büyük emeği var, mükemmel paylaşımlar sunuyorlar. Yapılan bir işi en ince ayrıntısına kadar ( hatta bazen defalarca ) gösteriyorlar. Sonra arada konuklar geliyor ve becerilerini sergiliyorlar. Mukadder hanım çoğu zaman yapılan el emeklerinin ekranda daha uzun tutmak istiyor :) yönetmene inat ( bu bir latife )... Benzerleri arasında BU PROGRAMI TEK GEÇİYORUM ve yayın ve yapımda emeği geçen tüm ekibi başarılarından ötürü kutluyor ayrıca bu başarıların gün be gün artarak devamını diliyorum...
Programı yeteri kadar anlatamamış olabilirim, bu cumartesi öğlen 12:30'da açın ve izleyin...
Şimdi gelelim hep yazmak istediğim buyazıyı nasıl yazdığıma. Bana ilham veren şey şuydu; 31.01.2009 cumartesi gününün gecesi o gün yayımlanan bu bahsettiğim programın tekrarını izlemek için gece yarılarna kadar bekleyip tv karşısına teçhizatlarımla ( fotoğraf makinam ve kameralı telefonum gibi ) kuruldum ve program başladı... Mukadder hanım kendisine ulaşanların isimlerini verip selamlar yollayarak başladı programa cümlesinin devamında 'bize e-posta, telefon ve facebook ile ulaşanlar oluyor' dedi ( ben hemen havaya girdim tabii :P facebook deyince 'aa bende yazdım facebok a not' diye. Bileydim kayt ederdim ve bu yazımla yayımlardım :) videoyu ) tektek isimleri verdi 'Nazlı sarı Rize'den bi izleyicimiz ( orası hafiften yanlış oldu Rize'liyim ama İstanbul'da yaşıyorum )' dedi bizden istekleri var deyip yukarda yazdıklarımı da söyledi aman ben nasıl bi şımardım - nasıl bi şımardım görmeyin. İçim içime sığmıyordu. Hemen kağıdı kalemi aldım ( işte ilham o anda geldi ) bu memnuniyetimi blogumda yayınlamak üzere not aldım gelen ilhamla içimden geçenleri. O tarihten bu yana işyerim kapalı olduğundan ( programı geçen hafta gündüz izledim :) yaşasın ) internetten uzak kaldım ( geçici süre kapalıyız da malum hersene birkez başımıza gelir hammadde yetersizliği ). Anneme gidince girdim ama ancak e postalarıma ve bloglarını güncelleyen arkadaşların bloglarına bakabildim. Blogumu güncelleyemedim, ama güncellemedeki ilk sırayı bu yazı almıştı. Not kağıdımı çantamda gezdiriyordumki bi imkan bulursam hemen yazacağım bloguma. Baktım olmuyo kalktım işyerine gittim. Hem bilgisayarı da eve götürmek istiyordum zaten. Önce yazımı yazayım sonra hazırlanacağım....
Hasılı Mukadder hanım ve emeği geçen diğer ekibe başarılar diliyorum. İnşallah bir gün oradan öğrendiklerimle birşeyler yapıp paylaşmak ta nasip olur. En büyük ilgi alanım kurdele, kırkyama ve nakış. Resim yapmayı beceremiyorum ama izlemeye bayılıyorum. Birde acaba bir gün Mihriban gibi örgü örebilecekmiyim onu merak ediyorum :) Son olarak spor hocasının gösterdiklerini kaydettim kendim arada yapıyorum :) hepinize saygılar ve sevgiler İstanbul'dan :).....
Yıldız ile tanışalı çok zaman olmadı. Hamarat arkadaşımız bana bi kaç örnek yollamış yayımlamam için. Seve seve dedim. Ben yayınlayana kadar ona bir blog bile açtık.Bloga buradan girin...
Yıldız sana başarılar diliyrom, yolun açık olsun :)
Ünü - Şanı Beşiktaşı hatta İstanbul'u aşan bi lokanta. Aslında o bi esnaf lokantası. Onlar için ün - şan önemli değil. Maksat muhabbet, maksat müşteri memnuniyeti. Hem samimi hem sıcak hem o artık yeni yerinde. Uygun fiyata leziz yemek yemek isteyenlerin tercihli yeri...
Benimde her akşam uğradığım babamın yeriymiş gibi para ödemeden dışarda yemek yediğim tek yer :) Havva seni duyar gibiyim "tabi ödemen, babanın yeri ya". Havva bu reklam karşılığında anlaşailiriz değilmi? :)
İŞTE TÜRKİYE'NİN EN ÇOK KONUŞULAN ESNAF LOKANTASI!
Burası Türkiye'nin belki de en çok konuşulan esnaf lokantası.
Burası ünlü gurmelerin en çok yazdıkları esnaf lokantası.
Burası ünlü ünsüz herkesin bir kez mutlaka uğradığı ya da uğramak istediği esnaf lokantası.
Beşiktaş'ta bulunan Bolu Et Lokantası'nın ünü artık Beşiktaş'ı da İstanbul'u da aştı.
Gurmeler ucuz ve kaliteli bir esnaf lokantasından söz etmek isterlerse önce Bolu Et Lokantası'nı yazıyorlar.
Beşiktaş'ta yaşayanlar iyi bir ev yemeği yemek isterlerse buraya geliyorlar.
Eksisozluk'te yazılanlara göre; Bolu Et Lokantası "az" istesiniz de hiç bir yemeği "az" gelmeyen, musakkası çok lezzetli olan bir lokanta.
Beşiktaş'ta çalışanlar, yaşayanlar akşam yemeğinde Nişantaşı'na gittikleri ve paraları bittiği için öğle yemeklerinde gizlice buraya kaçıyorlar.
Masasında bulunan suyu, bir sepete doldurulmuş ekmeği ve bahşiş istemeyen garsonlarıyla burası esnaf lokantası çizgilerinden hiç çıkmıyor.
Ama hemen yanı başındaki Bahçeşehir Üniversitesi'nin havalı ve tiki kızları da "her gün brokoli ve rizotto yemekten bunalınca" hemen buraya kaçıyor.
Bolu Et Lokantası bir şehir efsanesi olarak dilden dile dolaşıyor.
Elde ettiği üne rağmen Esnaf lokantası çizgilerinden sapmayarak da kendince piyasa kurallarına meydan okuyor..
'Nazlı yengee noolur yardım et bizde site açalııım' ve benzeri yakarışlardan sonra beraber giriştik bu işe. 'Tamam' dedim ve kayıt işlemlerini yaptık beraber. Ha! Tanıştırmadım, eşimin tontiş yeğenlerinden 4 tanesi bunlar, kardeş gibi büyümüş ama iki-iki kuzenler. İkisi bir blogu, ikisi de diğer blogu yapmak istediler. Önce kim kiminle blog hazırlayacak onu seçtik. Şimdi en ayrıntılı şekilde şöyle yazabiliriz ; Ayşe Sena ( büyük kardeş 7. sınıf okuyor ) ve Fatma Zehra ( küçük kardeş 5. sınıfta ) birde Hatice Kübra var ama o blog hazırlayamayacak kadar küçük ( en küçük kardeş -blogla ilgisi yok ama geçemedim anmadan-). Şimdi diğer kardeşlere geçelim, Ayşenur ( büyük kardeş 6. sınıf okuyor ) Zeynep Betül ( küçük kardeş 5. sınıfta ). Kardeşlerle tanışıp anladıktan sonra asıl karışık mevzuya gelelim. Kaç kere dedim 'kardeş kardeş hazırlayın kafam karışıyo' yok illa 'biz böyle istiyoz' dediler. Ayşe Sena kuzeni Zeynep Betül'le ortak oldu. Ayşenur da kuzeni Fatma Zehra ile ortak oldu. Özetlersek İki büyükler iki küçük kuzenleri ile ortak oldular. Ayy yine kafam çorba oldu. Doğru yazdım dimii? Doğru doğru.
Üstteki Ayşenur ve Fatma Zehra'nın Paylaşımlarımız adlı blogu...
Bu üsttekide Ayşe Sena ve Zeynep Betül'ün İkisi Bir Arada adlı blogu...
Okullar başladı dersleri yoğun pek güncelleyemiyorlar ama yorumlarınız onları belki hareketlendirir ha! ne dersiniz...
Moisture bide yazabilsem, türkçesi Nem demekmiş. Benim öyle nemden kapmayan ama blogunun ismini Nem yapan minik kardeş esin, daha evvelden açtığı sitesine bakma kararı almış, hadi bakalım hayırlı olsun...
Aylar önce açmış fakat her nedense bi türlü ilgilenmek nasip olmamış ( mış ). Ama bu sefer öyle olmayacakmış ( ona da mış ) Bir dönmüş pir dönmüş ( müş ) . Son şık 'müş' olmaz inşallah. Bir site iken 3 oldu ( bitanesiyle başedemiyordu hadi bakalım ) Yemek ve yaramazlıklarım adlı iki bölüm ekledi bloguna. Bakalım bizimle neleri paylaşacak ?
13.06.2007 gününün sabahı iş yerine geldim hemen bilgisayarımı açıp e-postalarıma baktım ( hersabah yaptığım gibi ). Blog a gelen yorumlar da e-postama geldiğindne ilk postalarıma bakarım. İsmini yazmayı unutan bi arkadaşımız yolladığı yorumda :
" Merhabalar RENGARENK NAZLI!.bloğunun yeşil incili havlu kenarını gördükten sonra takipçisi oldum.açıklaman icin tesekkür ederim.yalnız üstteki örneği de aynı şekilde açıklayabilirsen minnettar kalıcam.bunun gibi havlu dantellerine çok ihtiyacım var.(EN YAKIN ZAMANDA)Yardımın için şimdiden teşekkür ederim.Çalışmalarında başarılar dilerim."
diyordu. Parantez içinde 'en yakın zamanda' demiş ya bundan yakını olamazdı. Doğrusu şanslı, makinem yanımda, tığ ve ip de var ( yine yeşil olacak ama napiim o benim deneme ipim ) en önemlisi vaktimde var ertelediklerimi saymazsak. Neyse Başladım yapmaya. Ertesi gün -yani dün- yine postalarıma baktım her sabah gibi, ismini yazmayı unutan Pelin ( aynı örneği sormasından anladım ki o pelin, yorumu görmemiş olabileceğimi düşünmüş olacakki bu sefer işini sağlama almış ) e-posta atmış. Hemen cevap yazdım. O'na anlatımı hazırladığımı, yayınlamamın akşamı bılabileceğini söyledim. O'da sabırla bekledi. Bu arada biraz yazıştık ve sanırım arkadaş bile olduk :)
Hangi örnekten bahsettiğimizi merak edenler tıklayabilirler...
Efenim Akgüller Besicilik, yetiştirilmesi ( veteriner kontrollu ) tamamiyle kendimize ait hayvancıkların ( inek-tosun-dana, koyun-kuzu, keçi ) kesilip satıldığı bir kuruluş. Tabiri yerindeyse tırnaklarımızla kazıyarak geldiğimiz ve halen kazımaya devam ettiğimiz bi kuruluş...
Adak ve canlı hayvan satışı ile başlayıp Kasap ve yöresel gıdaların satıldığı bi dükkan açmaya kadar ulaştık. Aslında amaç sadece et ve tavuk ürünlerini toptan vermekti, sonra ne olduysa perakende ve yöresel ürünleride ekleyerek ve de eklemeye devam ederek bişeyler yapmaya çalışıyoruz.
Kırmızı etin yanı sıra tavuk eti de mevcut demiştim şunu belirtmeliyim ki tavuk kendi besimiz değil güvenilir bi markadan temin ediyoruz. Yine güvenilir bi markadan sucuk-salam-sosiz-kavurma v.b. getirtiyoruz...
Yöresel ürünler adı altında ; Tulum peyniri, Malatya peyniri, Malatya tereyağ, Çökelek, Dut pekmezi, Biber salçası ( acı tatlı ), Domates salçası Manda Yoğurdu, Manda sucuğu, Süt ( günlük taze ), Kaymak, Bal ( süper bi bal ), Tokat yaprağı, Çemen, Pekmez, Tahin, Eski kaşar ( yöre yöre ), Otlu peynir, Köy yumurtası ( kendi yetiştirdiğimiz besi ) Kurutulmuş sebze...
Vesayre vesayre. Ürünler köy köy araştırılarak getirtiliyor. Ben özellikle tereyağ, salçalar, Malatya peyniri, bal ve tabiki daha öncenden de tadını çok iyi bildiğim köy yumurtasını şiddetle tavsiye ederim :).
Kırmızı et ise kurbanda aldığımız duyumlara göre mükemmelmiş. Tabi bizde kurbanı kendi kendimizden aldık ve bende mükemmel olduğu görüşündeyim. En ufak bi hormon yada benzeri bir yem verilmeksizin yetiştirildiğinden olağan üstü lezzete sahip. Sadece bi kez deneyip tadına bakın derim.
Eğer toptan veya perakende sipariş vermek isteyen olursa akgullerbesicilik@gmail.com ( siparişlerin teslimatı İstanbul içi ile sınırlıdır -şimdilik- ) dan bize ulaşabilirler...
Yer: Evren Caddesi Barış Sokak No:5 Güneşli-İstanbul
Bir reklam izlediniz, yayınımıza kadığımız yerden devam edeceğiz :)
Yaklaşık bir buçuk ay önce Pembeliler başlığı altında yayımladığım bir örneğin, anlaşılamaması üzerine aldığım bir mail hasebi ile ( amma uzun oldu ) koyuldum şemasını çizmeye ( biraz erken oldu ama çizdim ) Bu güne naasipmiş.
Gelen mail : ( yazdığı güzel övgülerinden - ayrıca çok teşekkür ederim - sonra ki bölüm )
"Sayfanızdaki pembeliler basligi altindaki pembe kenarli kose dantelini yakindan dahi anlasilmiyor daha net bir seması varsa sizden rica edicem.
Bir de incili havlular başliginin altındaki birinci yesil havlunun resmi gayet net ama biraz da anlatsaniz. annemle gectik basina ama cozemiyoruz iste, hic bilen de yok bu ornegi".
Şeklindeydi..
Pembeli örneğin şemasını çizip yayımladım. Buraya ve buraya tıklayıp şemaları, buraya tıklayıp örneğin kendisini görebilirsiniz...
Bu arada İncili havlulardaki yeşil havlununda tarifi Yapım Aşamaları'nda yayımlandı, oradan bakabilirsiniz.
Küçük dediğime kızabilir ama bizim en küçüğümüz o ve hala gözümüzde öyle. Kendince bir blog hazırlamış. Dersleri yüzünden bu sıra güncelleyemesede elinden geleni yapıyor blog'u için. Sinema, sosyal yaşam ve kendine dair belkide daha kapsamlı bi blog olacak. Bi tıklatın derim :)
Blog,( şimdilik ) şiir ve şiirimsi öyküler üzerine bir blog. Belki ilerde farklı konularda işlenebilir. Çünkii blog yöneticisi maharetli bi hanım. Ben onun üç adet (görmek için tıkla 1 23 ) boncuk işi el emeğini yayınlamıştım. Yenilerini de bekleriz yani...